Köy Seyirliklerde Oyun Kurucu

  • By arasta
  • 30 Aralık 2020
  • 0
  • 55 Views

Anadolu’da geleneksel olarak oynanan seyirlikler (yansılama/taklit) ana hat olarak ikiye ayrılsa da bazı yöre ve bölgelerde alt kollara da ayırmak mümkün.. Bunlar, Eğlencelik (günlük hayatın taklitleri) ve Ritüel kaynaklı taklitlerdir.

Oynanma takvimleri ve mekanları da değişiklik gösterir. Hayvancılık ve çiftçilikle geçinen köylülerin, genellikle kış aylarında oyun çıkartma geleneği vardır. Harman sonu ve düğünlerde çıkarılan oyunlar eğlencelik / güldürme oyunlarıdır. Konusunu günlük hayatın içinden almaktadır, kaba güldürü biçimindedir. Eleştirel yanıyla ders vermekten öte sadece konuyu güldürü biçiminde ele alarak dikkat çeker.. Başka bir tür ise köy yaşamında görmedikleri bazı kent/kasaba yaşama veya geleneklerini alaya alarak taklit eder. Köy meydanlarında ya da düğün yapılan evin avlusunda gerçekleştirilir.

Oyuncusu ve seyircisinin birbirine karıştığı Köy Seyirliklerde, oyun kurma/oyun çıkarma bir ÖNCÜ/OYUN KURUCU tarafından organize edilir. Kimin hangi rolü oynayacağı konusunda rol dağılımı yapar. Oyuna katılan/katılmayan herkes aslında bu oyunları bilir, sürpriz yoktur. Oyun kurucu oyunu başlatan kişidir, zaman zaman oyuna müdahale eder, izleyenlerin arasından birilerini oyuna katar vb. Oyunun rejisi ile ilgili herhangi bir müdahalede bulunmaz, oyun doğaçlama olarak devam eder, kısaca söylemek gerekirse bu oyunların, yazılı bir metni de bulunmamaktadır.

Mekanlar köy meydanı ya da geniş avlular olduğundan, oyunun içine zaman zaman hayvanları da sokmaktan çekinmezler. Örneğin Köse Eşeğe ters bindirilmiş ve ayakları eşeğin göbeğinden bağlı olarak meydana getirilir. Komiktir gülünür. Örnekler: Kalaycı, Değirmenci, Sınır taşı Köse, Kervancı Arap oyunu vb.

Kadın oyunları çok yaygın olmamakla birlikte bazı yörelerde rastlanan biçimi ile erkeksiz ortamlarda Kadınların toplandığı odalarda oynanır. Dışarıya bilgi sızdırılmaz. (Örnekler: Kezban Ana, Emmi, İstanbul’a gitme, Don vb.)

Kış yarısı oyunları Ritüel kökenlere dayanır. (Bu oyunlar kış yarısı, 100 gün oyunları, koç katımı vb. sayılabilir.)

Mekanlar oyunun ve yörenin kültürüne göre değişiklikler gösterebilir. Bu oyunlarda izleyici ve oyuncular belirlidir. Köylüler (genellikle gençler) önceden oyun için hazırlık yaparak gelirler, postlar, çanlar, çullar oyunda kullanılan oyuna bürünme araçlarıdır (Kostüm değil). Örnek oyunlar: Saya Gezme , (bazı yörelerde oyun grubu eve baskın yaparak girer, ancak zaten bekleniyordur, ancak sıra hangi evde bilinmediğinden tek sürprizi budur. Bazı yörelerde damda oynanır, bacadan sepet salınır. İçeride veya damda maniler söylenir, istekler söylenir. Ev sahibi isteklerini yerine getirir. Ev içinde oynanan versiyonda yaşlı kişi birden yere düşer ve ölü taklidi yapar. Oyun durur. Oyuncular ev sahibine isteklerini  – İncir verirsen dirilir ceviz verirsen gibi o yöreye özgü meyve ve tahıl isteyebilirler. Dam versiyonunda ilenç içeren mani ile bacadan sepet salınarak istekler iletilir. Kış yarısı oyununudur. Üç gün sürebilir.  Yörede kuzuların anne karnında tüylendiği zaman oynandığı söylenmiştir. Başka bir yerde başka versiyonları da mevcuttur Koyunlar kuzulamaya başladığı gün 100. Kuzu doğuncaya kadar oynanır Bu da en fazla üç gündür. Burada görülüyor ki; Oyun Kurucunun aslında herhangi bir özel yeteneği yoktur. Oyuna hakim olduğu bilinse de köy içinde daha fazla oyun çıkartabilecek kişiye rastlanmaktadır. Alt başlıklarda ise bahar ve bereket oyunları bulunmaktadır. Bu başlıklar her ne kadar Seyirlik olarak sıralansa da dramatik öge içermediğinden, konumuzun dışında kalmaktadır. Örnek, Yağmur gelini ya da Çöçe Gelin, Çiğdem, Bağ bozumu vb.

Saygılarımla…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir